8 Ağustos 2015 Cumartesi

Kaza süsü verilmiş şükür vesilesi





- Takk
-Kız düştü!
-O ses de ne!
-Arabaa!
-Napıyorsun kardeşim görmüyor musun kızı!
-Hanımefendi hanımefendi iyi misiniz??
-(Kız) ---
-Görmedik, gerçekten görmedik anlamadık ne olduğunu bile, iyi misin yavrum??
-Su, su içirin!

Dün tüm seslerin beynimde uğuldaması eşliğinde yerde otururken buldum kendimi. Üç beş saniye öncesinde siyah büyük bir arabayı sol yanımdan yanaşırken hissetmiştim. Ellerimi üzerinde bulmuştum ve ayağımda bir tekerlek belirmişti. Tüm bunlarla birlikte şimdi ne olucak acaba, araba durucak mı diye düşünürken yere düşmüştüm. Araba durmuştu. Tekerlek ayağımdan geçmiş miydi, canım yanmış mıydı, düşüşümün şiddeti neydi?

İnsanların uğultusunu duyuyordum yalnızca. Kalkmalıydım, kalkmazsam bu kalabalık iyice artıcak ve durum içinden çıkılmaz bir hal alacaktı. Bir şeyim yok merak etmeyin diyerek doğruldum. Haydaa, ağlıyordum. Neden ağlıyosun yavrucum? Hayır canım yanmıyordu ama ağlıyodum, ne olduğunu çözemeden ağlıyodum. Aynı günün gecesinde ağlayamamaktan şikayet eden ben ağlıyodum içli içli. Şimdi zamanı mıydı acaba zaten ürken insanlar iyice korkmuştu. Ee muhtemelen ben de korkmuştum ve ondan ağlıyodum. Acizliğimi iliklerimde hissede hissede ağlıyodum, yer arıyormuş da sonunda bulmuşcasına ağlıyodum. Bir şeyim yok sadece sinirlerim bozuldu diyerek ağlıyodum ve kimse yadırgamıyodu.

Ayağa kalktım. Kolumdan tutan insanlar vardı. Birilerine dayanıyordum, varlıklarını bile eve geldikten sonra farkedeceğim birilerine. Kendimi yokladım, ayak parmağım haricinde bir yerimde bir şey yok gibiydi. Çarpan arabadaki teyze telaşlıydı hadi hastaneye gidelim diyodu, etraftaki herkesse bir anısı eşliğinde gitmelisin diyodu. Ne yapmalıydı? Çarpan amca bir şeyim yok diyo kız, çok çarpmadı zaten gibi şeyler söyledi o kadar ses içinden içime dokunduğundan olsa gerek onu gayet net seçtim. Belli istemiyordu. Zaten iyiydim, insanları telaşlandırmamalıydı. Gülmemden ve tepkisizliğimden olsa gerek birileri su içirin, birileri şokta kız şokta, birileri tokat atın diyodu. Dediklerine göre iyiyim diyomuşum farketmiyomuşum ama ellerim titriyomuş. Kendime döndüm isminin anlamı kalbinde zerre kadar korku olmayan olan kıza, "Korkmak bu kadar kolay mıydı be Amine" dedim. İnsanım ben dedi, biriktirdiği çığlıklarıyla kulağımı tırmalarcasına insanım diye bağırdı. İnsandık, düşmüştük, korkmuştuk.

Şükür ki Allah muhafaza etti. Dedikleri gibi sıcağıyla anlamadığım ağrılarım birkaç zaman sonra çıktı. Arabayla gitmek istemediğim doktora kendi ayağımla gittim, kırık çıkık yokmuş şükür ki. Birkaç ezik, birkaç morluk. Kaza dediğimden kırmızı oda diye tabir ettikleri bir odaya aldılar beni. Hayatımda görmediğim ve Allah'tan dua dua bir daha görmeyi istemeyeceğim bir odaya. Size şöyle söyleyeyim içlerindeki şuuru yerinde nadir hastalardandım. Kafası yarılmış, şuurları gitmiş insanlar... Kazayı unutmuştum, insanlar, yakınları, yaşlar, dualar... Belki de sadece bunları görmem gerektiğinden bir cuma günü yolum buraya düşürülmüştü. Şükrümü kat kat artırmam gerek diye ve kimbilir daha nice nice sebepten. Şükür, sonsuz şükür ki yürüyerek girmiştim bu odaya. Ardımda dualarımı bırakarak yine yürüyerek çıktım şükür ki.

Tak sesinden birkaç saniye önce her şey öyle normaldi ki. Planlarım vardı, buluşma yerimize doğru gidiyordum. Saniyede döndü her şey, salisede bile olabilir. Allah'ın planları... Ne güzel plandır onlar.. Hırsımızın, koşturmalarımızın arasında bir durup soluklanmalı ve her şeyin tam tersi olabilme payını da bırakmalıydık. Bir ipin üzerine düzdüğümüz ömrümüz bir yerinden makasla kesilip tüm boncukları yerlere saçılabilirdi. Ancak çar çur olmazlardı. Allah dağılanları en iyi toplayacak olandı da aynı zamanda. Allah muhafaza edendi, Allah en dar vakitte dostlarını yoldaş edendi.. Sonsuz şükür.

O sıkıntılı dakikalar arasında Zeynep ablamı buldum. Baktım sağ yanımda bir ses, herkesin telaşlı sesinden sonra liman gibi bir ses. "Hadi gel içerde bir su iç" diyen sakin, tebessümlü... O gün tüm gün yanımdaydı Zeynep ablam, bak bu vesileyle tanıştık dedi tebessümlü sesiyle. Cumamı kutladı, elimi tuttu, ayağımı tuttu, yoldaş oldu bana. Kimdim ben? İş yerinin önünde düşmüş bir kız. Ona göreyse önceden de kardeştik ve Allah orda buluşturmuştu bizi. Çok şükür, sonsuz şükür. :)

Şimdi birkaç yerimde hafif ağrım, morluğum var. Şükür ki bir hasar da yok. Ağrılarım günah dökülme vesilem inşAllah. Bir hafta dinlenicekmişim. Şükür ki yemeğimi önüme getiren, gözümün içine bakan bir annem var. Kitap okuyamıyorum diye söylenen ben oturmam vesilesiyle bir günde üçüncü kitabıma başladım. :) Kaza anında bir dostumla konuştuğumdan diğer arkadaşlarımda duymuş. Telefonu elime aldığımda birçok dostumun dualarını gördüm. Sayısız dua, sayısız güzel söz, sayısız ilgi yüklendim gönlüme. Düşünmeme ve unuttuğum birçok şeyi hatırlamama vesile oldu bu küçük olay. Güya kazaydı söyleyin bakalım şimdi sizce kim kârda? :) Allah plan yapanların en hayırlısıdır, Allah, Allah...

Sonsuz şükürle... :)

9 yorum:

  1. Allah'ın planları var ne güzeldir o planlar...Geçmiş olsun ve tabii şükürler olsun...Yüreğinize sağlık...

    YanıtlaSil
  2. Yazınızı bir solukta okudum. Gerçekten Allah inancını cok güzel dile getirmişsinz hem de yaşadığınız bir olayla birlikte. Her serde bi hayir vardır diye boşa dememişler. O hastane odasına gelince bir tıp öğrencisi olarak söylüyorum ki her yerden şükür sesleri yukselmeli en azından içimizden. Gcmisler olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkürler çok memnun oldum. :) Evet şerrden çıkan hayrı her zamam göremesek bile bu sefer görebilmişimdir inşAllah.. Doktorluğun ne kadar mühim ve zor bir meslek olduğunu daha iyi anladım o gün, Allah size de kolaylık versin, mesleğinizi cennetinize vesile kılsın..

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Kesinlikle doğru yoldasınız.Yüce rabbimiz,mukaddes kitabında Sizin hayır bildiğiniz işlerde şer,şer bildiğiniz işlerde hayır vardır demiştir.Geçmiş olsun,kaza esnasında şok geçirmişsiniz anladığım kadarı ile..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amenna.. Teşekkürler yorumunuz için, bilmiyorum ki aslında o an bana hiç öyle gelmedi ama oladabilir tabii.. :)

      Sil
  5. Can konağını aramadaysan, cansın; bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin,bir damla su arıyorsan susun,zulmün peşindeysen zalimsin,aşkı arıyorsan aşıksın,Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. '' Gönlün neye kapıldıysa O'sun sen. '' Bu cümle uzun uzun düşünmelerime vesile olacak gibi, teşekkürler..

      Sil