29 Mart 2014 Cumartesi

Yarım yamalak







  ...

Yukarıdaki yalnızca gizli öznesi olan hiçbir zaman yüklemi olmadığından 'cümle' denilememiş ancak yüklemi olmadan da binlerce cümleyi cebinden çıkarabilecek olduğu halde bu yarışa girmeye takati olmayan bir 'cümlemsi'.


İmtihan. Hicran. Acılarımızın yanında zerre bile etmediği acılar. Dayanma gücü. Cennet özlemi.


Yazdıklarımı kırk kere silip bıkmadan tekrar yazmaya çalıştığım ancak yazmayı geçtim cümle kurmayı dahî beceremediğim bir gece, çokça gece gibi. Aslında yazılası bir gece, böyle uzun uzun yazılası hem de. Uzun uzun yazılıp sonuna da 'her neyse' yazılası bir gece.


Allah özlemenin de helalini versinden Allah bu sistemin şerrinden tüm gençleri korusuna geleceğim ve muhtemelen anlamayacaksınız, canınız sağolsun siz yinede amin diyiverin duada bahsi geçen çoğumuzun acısı, hepimizden çokça az eksiğimizin.


Hüsrev Hatemi konuşsun:





'' Çok az düşünmeliyim seni çok az
   Seni çok düşünmeye and içmeliyim ''



5 Mart 2014 Çarşamba

Şükredilesi yazı

20' sinde Amine olmak. 30 yaş ve üstündekileri göre küçücük gelse de tebessümlerine vesile olsa da hâla salıncak görse salanmaya meyleden  hatta meyilden de öteye geçen Amine' ye göre gayet fazla.

Hz. Amine' nin yaşıyla ilgili çoğu şey belli olmasa da 20' sinde Amine olmak yıllardır çok farklı gelirdi bana. Sanki Hz. Amine o yaşında anlamlanmış o yaşında daha bir kıymetlenmiş gibi geldiğinden çok uzakta görünse de duayla beklerdim. O gün gelince Hz. Amine' nin gönlüyle gönlüm daha da hemhalleşecek gibi gelirdi ve bugün itibariyle o güne gelmiş hatta ilk yılını tamamlamış bulunmaktayım.. :)

Doğum günleri insanın 'ene'sine tam destek veren günler olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Kutlanmasının caiziyeti konusundaki tartışmaları da biliyoruz lakin ben bugüne dair minicik bir yazı yazmak isteyecek kadar abarttım işi hakkınızı helal edin bir iki şeyi söylemeden bu günü geçemeyeceğimi farkettim.

Birileri ' İyi dostlar biriktirdim.....' diye söylüyordu sanırım, benim de bugün bir kez daha aklımdan bu geçti şükür ki. Hayır hayır bunu düşündüren içinde övgü olan cümleler değildi içinde 'samimiyet' olan cümlelerdi şükür ki. Bir cümle övgülerle dolu olsa ama samimiyetin zerresi olmasa Allah biliyor gönülde çok da anlam bulmaz. Ama bir parça samimiyet oldumu sarıp sarmalar gönlü sıcaklığı şükre vesile olur. Gözümü yaşartan her mesaj şükrümü arttırdı şükür ki ve anladım Mevla bazı güzellikleri gerçekten cennete bırakmadan dünyada ikram ediyor şükür ki 'cennet dostları' gibi.. :)

Şükredilesi bir gün. Geçirdiğim onca 5 marta hatta bundan daha da bol sürprizli 5 martlara rağmen ilk kez bu kadar şükredilesi bir 5 mart şükür ki. İlk kez kendi kendimi yemediğim bir 5 mart, belki de artık gerçekten büyümeye başladığımdan kim bilir. :) Sanırım bu 5 martın ardından dünyaya gözlerimi kapatsam ürksem bile gözüm açık gitmem sonsuz şükür..

O' na dayandıkça huzura bulanıyor günler. Bir şeye O' nunla uzanıyorsak huzur var O' nunla uzanmıyorsak yalnızca hüsran.. O' nunla başlanıyorsa günler bereketli kul sancısıyla başlanıyorsa yalnızca viran.. Bunlar da kısa günün kârı olsunlar artık :)

Çok şükür, bin şükür, sonsuz şükür. :)