Bize Güneş'e beş kala karanlğını aşabilecek bir dua, bir kelam gerek.
12 Ocak 2014 Pazar
Bir rica
Dokunsalar ağlayacaklarmış gibi değil de ağlamak için dokunsunlar diye uğraşmak gibi bişeydi. Ya da yaşadığını hissedebilmek için yolun ortasında birine çarpıp 'önüne baksana be' sözünü işitmeye çalışmak gibi. Veya da, öyleydi işte.
Merak etmeyin ağlamayacağım çünkü siz bakarken ağlayamam. Siz bakarken ağlarsam gülmeye başlarım ve ağlarken gülen insanlara pek hoş bakmazlar. Saçmalayan insana da genelde hoş bakmazlar, hoş bakmış gibi yapabilirler ama çünkü insan olmak bunu gerektirir. Aslında insan olmak ağlamayı da gerektirir de, öyle işte.
Sadede geleyim ben iyisi yoksa dinlediğim müzik bitecek ve bir yazı daha yarıda kesilecek.
Bir gün uçabilir miyiz? Yalnız şunu hatırlatmamda fayda var ben dönme dolapta bile çığlık atıp ordaki yükseklikten dâhi ürken biriyim. Buna rağmen uçabilir miyiz? Suya karşı da çok rahat olduğum söylenemez buna rağmen 'suyun' üzerinde uçabilir miyiz? Ama martılarla aram iyidir bakın martılar bize tebessüm ederken onlara onlar gibi uçup 'merhaba' diyebilir miyiz? Evet ben korkabilirim olsun, sadece bir kere dünyadan bir dakika da olsa uzak kalıp çığlıklarım kahkahalarıma karışarak da olsa küçük bir kayıkla yükseklere çıkabilir miyiz? Anladım, dünyada kahkahayı bırak tebessüm etmemiş insanlar var diyorsunuz, ama.. Tamam o zaman on saniye olsun, olmaz mı? Anladım, cennet diyorsunuz.
Cennette uçan kayık da vardır inşAllah en uçanından hem de. Biz uyuyalım en iyisi hem rüyalarda da uçan kayıklar vardır belki, kim bilir.
3 Ocak 2014 Cuma
Cümle olmayan kelimeler, yazı olmayan cümleler
İçimi kazıdığı halde 'şudur' demeye cesaret edemediğim şeyler içimde öyle çukurlar açıyorlar ki artık içine girdiğimde ateşin sıcaklığını tenimde hissedebiliyorum. ' Ateş yakmaz Hakk yakmadıkça ' diyip tırnaklarımla kazıyorum bu sefer çukurları. Belki diyorum belki bir tünelle kesişir yolum ve sıkışmış bir çocuğa geçit olur çukurlarım o zaman gelir belki baharlar diyorum. Belki derinlere indikçe tertemiz bir alem çıkar? Toprak altında kalmış kentlerde güzel insanlar yaşarmış vaktin birinde belki onların içinde kalmış tek güzel insanı alıp gelirim belli mi olur diyip kazmaya devam ediyorum. Kazdıkça sırtıma inen topraklar nefes aldıkça içime doluyor ve artık sanırım konuşmakta güçlük çekiyorum toprak boğazımı tıkıyor.
Kendimizin kendi istediğimiz gibi olmasına vesile olamamak, kendimizin 'kul' olmasına vesile olamamak, kendimizi ateşlerden nurlara çıkaramamak, kendimize sözümüzü geçirememek ve durum böylesine vahimken ümmetin derdiyle dertlenmek istemek.. Çelişkiler öldürür mü insanı? Çelişkiler kanser yapar mı? Çelişkiler astımı tetikler mi? Çelişkiler taşikardi yapar mı? Çelişki..
İçimde açılmış çukurlar, her çukurdan yükselen çığlıklar... İçimde açılmış tüneller her tünele ayrı bir yerden basılmış sular... İçimde geçitler, her geçidin diğer ucunda yakılan tenler... İçimde denizler, her denizin diğer bir ucundan akıtılan kimyasallar... Dünya diyorum, dünya misafir olunacak yerlerin en kirlisi değil mi? Cehennem geliyor ardından aklıma, imanı olana temizlenip gideceği bir misafirhane olacakken oranın dahi buradan temiz olabileceğini düşünüyorum. Evet cehennemden kirli şu dünya gönlüme dokunuyor gönlümü kirletiyor, ondan tiksiniyorum.
Cümlelerim yarım yamalak, soluğum yarım yamalak, zihnim çorman karman.. Ve bu sefer tüm suçu 'dünyaya' atıp gidip en suçsuzundan(!) bir uyku çekmeyi düşünmüyor değilim. Ne de olsa biz insanlar suçlamayı çok iyi biliriz. Biz aldanmamışızdır pislik şeytan gelip aldatıp gitmiştir, biz kirletmemişizdir şeytan şu dünyayı pisliğe boğmuştur. Şeytan gelmiş tüm çocukları öldürüp mazlumların başından aşağı ateş yağdırmış ardından da doymayıp bizim kalbimizdeki imanı da öldürmüştür. Sonra bıkmayıp bizi insanlıktan çıkarmıştır. İnsafımızı çekip almıştır, namazlarımızı götürmüştür, dilimize yalanı düşürmüştür. Şeytan yapmıştır, bizim konuyla bir ilgimiz yoktur, Allah onu kahredecektir! Tabii tabii.. Süper, devam.
Samimiyet, niyet, ihlas, rızayı ilahi, çığlıklar, donan eller, dikenli yollar, feryatlar, zalimler, vakit, iman, gelecek, cennet. Zihnimde anahtar kelime halinde dolanan ancak derinine inince cümle kuramadığım bir milyon tane kelime bulursam ödül verirler mi sizce bana? Biri çıkıp da der mi kelimelerinden beraber cümle kurabiliriz diye? Biri çıkıp da gözlerimin içinden geçen çözemediğim o dili öğretir mi bana? Biri çıkıp da artık tünellere ihtiyacımız yok hadi yürü koşarak gideceğiz tünelle ulaşılan kentlere ve tüm çocukları toplayıp cennete gideceğiz der mi? Biri çıkıp da en içlisinden Kur'an okuyup da vahyin gönlüme işlenmesine vesile olup zihnimdeki ve gönlümdeki sulha vesile olur mu? Allah yar..
Ne desem saçmalık olacak şu kasvetli vakitlerimde yalnızca dua etmeli. Allah hayredecektir, Hayırlı güzellikleri ' kun ' emriyle anında yapıverecek O' dur. Sığınmalı,, gönülleri de zihinleri de kendine sığınanı asla ziyan etmeyecek olana teslim edip dua edip beklemeli.
يَامُحَوِّلَ ٱلْحَوْلِ وَٱلاَحْوَالِ حَوِّلْ حَالَنَآ اِلىٰ اَحْسَنِ ٱلْحَالِ
'' Ey bütün hâl ve durumları değiştirerek halden hale çeviren Muhavvil,
hâlimizi en güzel hale çevir. ''
Amin, amin, amin
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

