Aslında bugünkü niyetim denizi olmayan şehrin avantajlarını yazmaktı ama içlendim. Denizi olmayan şehrin avantajı mı olurmuş canım demeyin, olurmuş. Olurmuş olmasına da başka bir yazıya kaldı. Böylesine içlenmişken ve deniz bulsam köşesinde kıvrılıp uyuyacakken onu yazmak olmazdı.
Farkında mısınız bilmiyorum ama dünyayı içinde kanların kaynadığı bir kazan haline getirdik. Biliyorum farkındasınız. Hatta şunu da biliyorum ki ilk kez biz yapmadık bunu. Burda hep kan aktı, burda hep yaşlar döküldü, burda hep âhlar yükseldi semaya.. Ve belki de herkes en çoğu kendi döneminde oluyor sandı. Tıpkı şu an düşündüğüm gibi. Bana göre dünyanın en zalim, en kalbi mühürlenmiş insanları şu an bir yerlerde kahvelerini yudumluyor. Çünkü ben Haykırış okuyorum farketmeden usulca kapattığım gözlerimin örtüsünü Suriyeli bir anne öfkeyle kaldırdı..
Kulaklarımızı tıkamasak, kafamızı çevirmesek acıdan başka bir şey içimize çekemeyeceğimiz bir dünyada yaşamaktayız. Öyle bir yere döndü ki burası gülümsemek sünnetken gülümsediğimizde acaba günaha mı giriyoruz diye düşünür olduk. Düşünür olduk evet çünkü gülmeyi unutmuş çocukların da oksijen soluduğu bir yerde ailemiz başımızı okşarken biz de içimize aynı oksijeni çekiyoruz, sıkı sıkı kapadığımız kulaklarımız bazen açılıyor ve mazlum çığlıklarından korkuyoruz. Unutmalarımıza korkuyoruz, dalmalarımıza korkuyoruz, gözlerine bakmaya korkuyoruz. Kaçıyoruz. Annesinin kucağında açlıktan ve korkudan ağlayan çocuğun ağzına belki de kafamızda ılığından bir süt dayayıp yemeğini yedirip güzelce uyutuyoruz. Hatta anneyi de en güzel yemeklerle doyurup şöyle en konforlusundan bir yatakta yavrucağını kucağına verip birlikte uyutuyoruz. Neden mi? Kafamızın içindeki gürültüleri susturmak için. Neden mi? Gülüşlerimize çocuk çığlıkları takılmasın diye. Neden mi? Onların içindeyken yeri gelince gülmeyi bile öğrendikleri dünyalarını kafamızda dâhi tutmaya cesaretimiz olmadığı için. Hatta belki de imanımız...
Yine midem bulanıyor. Düşünenlerin çıldırttığı varsayımıyla biraz fazla düşünene " Aman canım fazla dalma. " denilen bir dünyanın beş dakika düşününce başı ağrıyan nesli olarak başım da ağrıyor olabilir. Çıldırmalıydık belki de, birazcık vicdanımız olsaydı çoktan çıldırırdık belki de. İnşAllah imanımıza tutunmuşuzdur da ondan hâla yerindedir aklımızın ipleri. Yoksa, yoksa...

Sizinle gülümsemek üzerine uzuuun uzun sohbet etmek isterdim Sayın Çakmaklı. :))
YanıtlaSilİnşAllah edelim pek sevgili Nur hanımcım, bekliyorum. ^_^ :)
Sil