***
güzel bir ölüm için dua ediyordu..
Güzel ölüm, güzel insan, koşan insan, seven insan, dava neferi, yeşil bakış, yeşil gülüş, yeşil üzülüş. Yine kafamda birleşmeyen kelimeler, cümle olması için her türlü baskıyı yaptığım ancak aynı noktanın öncesinde sıralanmak istemeyen isyana meyyal kelimelerde diyebiliriz.
Güzel insanlar erken mi ölürler? Yeşil bakan insanlar, yeşil seven insanlar, yeşil yürüyen insanlar.. Ölmeyi istemek günahken en çok sevilenlerin erken ölmesi ölmenin bir lütuf olduğunun açık göstergesi kafamda. O mükafatı istemenin haddimiz olamayacağı kadar güzel... Ancak yaşana, ancak neden yaşadığını bilene, neden koştuğunu neden soluklandığını neden sevdiğini iliklerinde hissedene... Ya geç ölen güzel insanlar diyeceksiniz, deseniz hakkınız ancak inanın şu an kafamdaki dünyada sanki ölmeyeni bile erken ölüyor. Ölmeyenini bile erkenden öldürüyormuşuz gibi. Şu an tüm yeşil insanlar erkenden göçüyormuş da kalanları kötülüklerimiz göğü delmesin diye bırakıyorlarmış gibi.
Şimdi direkt konu değişimi yapacağım. Bir insan tanıdım: erkenden göçüp gitse şaşırmayıp içi bol hicran dolu, sıcacık yaşlarla dolu minik bir tebessüm edeceğim kadar yeşil diyeceğim bir insan ya da demeyeceğim ya da dedim, her neyse.
***
Taslaklarıma bakıyordum ki bunu buldum. Muhtemen bir gün gönlümün yeşil yanına ince ince iğneler batmış ve o can havliyle yazmışım. Her ne kadar asıl anlatılmak isteneni ben dâhi anlamamış olsam da taslakta duracağına şuracıkta dursun o vakit.
Ayrıca tüm yeşil gönüllü insanlar erken ölmez Amine ama tüm yeşil gönüllü insanlar yeşil ölür ve giderken yeşil yollardan geçip yeşilin aslına varır.. Unutma oldu mu? Unutma.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder