1 Kasım 2017 Çarşamba

Psikiyatri Servisi'nden Ömre Kalan Hisseler




Selamun Aleykum :)

Uzun zamandır blog bekliyordu, bir yanım hep yazmayışıma dair utanç taşırken diğer yanım kendime biraz zaman vermemi doğru bulmuştu. Aslına bakarsanız şöyle kafamı bir toplayıp da gönlümü dinlemeye başladığımda kaleme almam gereken öyle çok şey oldu ki şükür o arada, hem de elhamdulillah pek güzel şeyler. Ancak şu an değil, onların biraz daha vakti var ama yazacağım inşAllah. :)

Taslaklarımı karıştırırken geçen yıl bu zamanlar ait bir yazı buldum, ben yazana kadar sizlerle onu paylaşmak istedim. Malum zaman geçer ama bir yazıdan her okunan vakitte ayrı pay çıkabilir. Allah'a emanetsiniz. :)

                                                 

                                                       Ekim 2016

Dünya, bir şeyler de sona gelirken bir şeyler yeniden başlıyor. Her türlü başlangıç ve sonda ellerimizi sımsıkı tutan ve hepsinin içinden bizlere pek güzel hayır kapıları açan Mevla'mıza sonsuz şükürler olsun.

Bu yaz hayatımın farklı tecrübelerinden biri olarak her zaman yerini koruyacak bir "staj" dönemi geçirdim. İnsanların gönül, zihin yorgunluklarıyla tüm şeffaflığıyla karşı karşıya geldim. Mesleğimin ne denli çetin olacağıyla yüzleşsem de bir kez daha beni bu yolun seyyahı kıldığı için Rabbime şükrettim.

Stajda maksatlarımızdan biri hastaların şifalarına, daha iyi olmalarına vesile olmaktı bana da bol bol hisselenmek nasip oldu. Teknik, mesleki bilginin yanında manevi alemimi genişletecek birçok şey öğrendim, hem de hocalarımdan ziyade psikiyatri servisinde yatan o güzel hastalarımızdan.

Stajım boyunca öğrendiğim en mühim şeylerden biri Mevla'nın aklımıza mukayet olmasını mutlaka dualarımıza eklememiz gerektiği oldu. Evet kalbimiz mühimdi ancak aklımız sevdiklerimiz ve yaşamımızla olan sağlam bağımızdı ve bunda sıkıntılar çıkması sevdiklerimizden bize seslerini duyurmakta çokça zorluk çekecekleri kadar uzağa gitmemiz demekti, kendimizden bile çokça uzağa... Ve şunu da öğrendim, ne kadar aklımızın iplerini sıkı sıkı tutmaya çalışsak da o iplerin bizim elimizden ziyade O'nun elindeydi ve Allah muhafaza ansızın uçup gidebilirdi..

Bir hastamızdan ne kadar hırçın, ne kadar dışarıya kapalı olunursa olunsun gerçekten sevildiğini hissetmenin sakinleştirdiğini, iyileştirdiğini öğrendim.

Halüsinasyonlarla hayalleri birbirine karışan bir hastamız her şeye ve herkese rağmen o aradan hayallerini çıkarıp sahip çıkıyordu. Hayallerini anlatırken birden bakışları dondu bir gün, titrek bir sesle "Acaba şu an bunları kafamda mı kuruyorum yoksa hayallerim mi, karıştırmaktan çok korkuyorum." dedi. İnsanlar "normal" denen zihinlerle hayal kurmaktan geri dururken bir insanın korkuları, karışıkları arasında hayallerini sımsıkı tutmaya çalışması... Kendisinden ne olursa olsun kimseler bize inanmasa da herkesin karşısında dimdik durup hayallerimize sımsıkı tutunmamız gerektiğini öğrendim.

Ellerini yıkamaktan, bir şeyleri çokça tekrar ve kontrol etmekten hayatı aksayan bir hastamızın bazı şeylere cesaret edemediğimi farketmesinin ardından "Vazgeçersen, korkarsan, kaçarsan hiçbir şey öğrenemezsin" demesinin üzerine öğrenemem diyip uzak durduğum birçok şeyin üzerine gitmeye başladım. Onun bir işi yapması bizden çokça uzun sürmesine rağmen vazgeçmemiş hayata şükür ki sımsıkı tutunmuş ve bu yetmemiş başkalarının daha da sıkı tutunmalarına vesile olmaya başlamıştı. Vazgeçtiğim, yapamam dediğim şeylerin üzerine gidip aslında sıkıntının bundan ziyade bakış açım olduğunu daha iyi anlamama vesile olan bu hastamızdan mücadele etmenin sonundaki Rahmetin güzelliğini görmeyi öğrendim.

"İnsanın sözünden istikameti belli olur." demişti her beraber yaptığımız yürüyüşlerde hikmet noktasında bana yeni kapılar aralanmasına vesile olan hastamız. Kendisinin şizofren tanısı vardı ve Hz İsa olduğunu direkt söylemese de öyle düşündüğünü söylüyordu doktorlar. Yine kendisi bana bu dünyadaki çocuklar ölüyor diye ne kadar üzüldüğünü anlattı başka bir sohbetimiz esnasında, kendisinden birçok şeyle birlikte en çok dünyayı O'na yaslanmış bir yürekten izleyebilenin Allah'ın izniyle istikametini kaybetmeyeceğini öğrendin.

Bunlarla birlikte orada bir insanın hayallerinden, umutlarından, kendinden vazgeçmesiyle birlikte gözlerine çöken o donuk bakışın insanın gönlünü ne denli üşütebileceğine şahit oldum. Her donuk baskışın arkasında en yardım istemeyeninin bile samimiyetle uzanacak bir eli beklediğini gördüm. En uzak duran, en kinlenmiş, en sevgiye kapılarına kapatmış bakışlarda bile "bir parça merhamet" çığlığı gördüm.

Hepsi ve nicesi için sonsuz şükür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder