Bize Güneş'e beş kala karanlğını aşabilecek bir dua, bir kelam gerek.
26 Mayıs 2016 Perşembe
Sonu Virgüllü Yazı
Kaç gündür bir şeyler yazacağım. Yazacağım yazmasına da cümleleri nasıl aynı çizgi üzerinde buluşturacağımı düşünmekteyim. Daha önce çok kere kendi kafamın karışıklığından dolayı cümlelerimi toparlamakta zorlandım ama şu an da gariptir ki kafam gayet netken cümlelerimi nasıl toparlayacağımı düşünüyorum. Belki de ilk kez kendimin haricinde birilerinin kafasının karışıklığından ötürü kendi cümlelerimi toparlayamıyorum. Hangisi daha zor? İkisi de kendine göre zor ama bu biraz daha garip ve hafifçe de hüsranlı.
Ne istiyoruz? Ne bekliyoruz? Yürüdüğümüz yollar nereye çıksın duasında ilerliyoruz? Varmak istediğimiz yer tuttuğumuz yolla birbirine bağlanıyor mu? Bu ara dilimden hiç düşmeyen bir cümle var: ''Ne ararsan onu bulursun''. Gülerek de söylüyorum bu cümleyi gözlerim hafif nemliyken de. Bıkmadan söylüyorum, bazı söyleyişlerimde içimden gökyüzüne kuşlar uçuşuyor bazı söyleyişlerimdeyse içimde bir şeyler sızlıyor ama hepsine yüzümdeki hafif tebessüm eşlik ediyor. Sokaklara düşüp tanıdığım tanımadığım her insanın gözlerinin içine bakıp gülümseyerek ''Ne ararsan onu bulursun.'' demek istiyorum. Çok ilgiyle bakıp gözleriyle hadi lütfen bir cümle daha diyenlereyse bir adım ileri gidip ''Nerede ararsan oradan bulursun'' diyip kaybolmak istiyorum.
Bu bir yolculuk, yolculukların en hakikisi. Belki de tüm yolculuklar şu yolculuğumuzu bir nebze olsun daha iyi idrak edebilelim diye. Tüm hasretler, tüm özlemler, tüm vuslatlar onlardan sıyrılıp da hakikisine daha sıkı tutunabilelim diye. Yolculukta şükür ki her an uzanabileceğini vaadeden Bir'in sigortası altındayız. Yürüyoruz, ayaklarımızın altı su toplaya toplaya da olsa pes etmeyip yürüyoruz. Ayaklarımızın su toplayışı, çizilişi, nasır tutuşu emeğimize mi yanlışımıza mı şahitlik edecek seçe seçe yürüyoruz. Her adımızda ayrı bir hikaye yazılıyor. Her yazı ayrı bir adımın kalemden dökülmüş hali desek yalan olmaz sanırım.
Bir derdim var aslına bakarsanız, cümlelerimin dört bir yandan kıvranışı ondan. Gönülden geçenin kalemden dökülüp dökülmemesi de nasip değil mi? Bugün nasip değilmiş demek ki. Bir yazım da bu kıvranışın kalemin nasıl nefesini kesebildiğini göstersin diye taslağa atıp bekletmek yerine yayınlamayı tercih ediyorum. Sonuna nokta değil virgül koyalım o vakit. Bu adım henüz tam atılamamış olsa gerek ki hikayesi tam yazılamadı. İçim günlerdir zihnimde dönenleri mayalayamamış olacak ki bir yerde ''dur'' dedi. Bakalım ne zaman nasip olacak. O vakte kadar ''dua ile'',
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Yine ben :) sanki ilk paragrafta kendi durumunuzu anlatiyorsunuz ,sonrasında sorguluyorsunuz cümlelerin cümlelerle kendi icinizden çıkıp dışarıya doğru ki bu evre benlik yok olmasıyla ifade de sadece O kalıyor cümle de saf bi şekilde ..zaten sizin ifadelerde saklı olan en baştan sona O ama ikinci paragrafta beliren ve üçüncü paragrafta O nla yaşanan yaşamın gzlliği veya dava kelimesi çıkıyor ..en son paragrafta ise içte başlayan dista sorgu ve bir sonraki aşama da her şeyde teslimiyetle devam eden , bu geliş içte hesaplaşmayla yeniden yönelişe geçiliyor O na doğru, haddim olmayarak yazdım belki ama yorumla yormak istedim bu düşünceli hâlde sanırım
YanıtlaSilŞunu belirtmek isterim ki yazdıklarınızın bazısı sizin bakışınızdaki O'ndan kaynaklanıyor. Ben o şekilde yazmamış olsam bile cümleden çok O'nla dolu şeyler çıkarabiliyosunuz, bu çok güzel. Ama son paragraf için dediğiniz "İçte başlayan dışta sorgu ve bir sonraki aşamada her şeyde teslimiyetle devam eden bu geliş içte hesaplaşmayla yeniden yönelişe geçiliyor." cümlesinin benim için ayrı bir yeri oldu, maksatlarımdan biri oydu çünkü ulaşabildiysem ne mutlu bana.
SilEğer ki siz de yazıyorsanız linkinizi bekleriz. :)
Yazılarımı genelde manaları için yazdım, güzelliklerine tekniklerine çok takılmadım. Haliyle teknik va olarak da pek bir ilerleyiş gösteremedim. Şimdi düşündüm de bir adım ileri gidemeyişim belki de sizin gibi yazılarımı değerlendiren bir misafirimin olmayışındandı, yorumlarınızdan rahatsız olmak şöyle dursun o kadar emek veriyosunuz ve çok mutlu oluyorum bunu belirtmek isterim. Bu yorumunuza cevabın ilk kısmı :)
YanıtlaSilÖncelikle teşekkür ederim , güzelliklerine ve tekniklerine çok takilmadim demişsiniz yazinizda da ifade ettiğiniz gibi "her adiminizda ayrı bir hikaye yazılıyor ,her yazı ayrı bir adımın kalemden dökülmüş hali ..." peki öyleyse yürümek gibi gelen hikayeler deil mıdır yazılanlar da ? Onların tekniğini gzlliğini doğuştan yavaş yavaş öğreten Rabbim elbet dikkat etmesenizde -ki etmiş olacaksınız ki bilinclisiniz- mâna içinde mâna yi dert içinde derdi vuslatla şükredebilmeyi veyahut dile alabilmesini elbette çabanızla ihsan etmiş denilebilir . ilerlemeli insan ki içte başlayan yine içte biten Mevla ifadesi "içimdeki bende O dışındaki bende O " kalıbından kurtarmış yeni bi yol açmış sanki. Haliyle anlaşıldığı üzere ifadelerim gevezelikten ibaret yazdıklarımsa sanırım sizin linkinize hırsızlıkla başlıyor ve tekrardan teşekkür ederim :)
YanıtlaSilEstağfurullah gevezelik olur mu hiç, yorumlarınız için teşekkür ederim. Söylenenlerin hepsi bir sonraki adımın hikayesi için mühim. Virgülden sonrası da gelebilirse ona da yorumunuzu bekliyoruz inşAllah. :)
SilBir sonraki adımın hikayesi ,hiç arabaları hızlı bi şekilde izledin mi , ve ışık gibi sanki hareketleri bi de arada duruyorlar ya sanki durak misali ve geri devam ediyor hayata..aslında her şey ışık gibi hareket ediyor arabalar biraz daha uzun zamana yayılmış ışıktan farkı , hareket eden her şey hatta kaplumbağa bile ışık hızında sadece daha da uzun zamana yayılmış. İnsan da öyle ışık gibi akmakta zamanda ya hani, elbet sizde bi an bekliyecek ve Virgülden sonra yine akmaya başlayacaktır yıllar gibi hikayeler de. Bi arkadaşim vardı tabi gencliğimizde daha çok günlerce tartışırdık cümlelerden oluşan hikâyelerle..ondan sonra huy kaldı sanırım bnm anarşistlikler ki bi sonrakine kısmetse insAllah :)
YanıtlaSilGençken derken yaşça büyük ve tecrübeli bir ziyaretçisi mi var blogumun. Bu çok memnun eder beni.:) Her şeyin hareketiyle ışık hızının benzetmesini düşüneceğim inşAllah, güzel kapılar açılabilir. Her durakladığımda, düştüğümde bir gün Allah'ın izniyle yeniden hareket edeceğimi ya da kalkacağımı düşünüp rahatlamaya çalışırım. Şimdi de dediğiniz gibi öyle olacak ve bir gün virgülden sonrası gelebilecek inşAllah. :)
SilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilYok tabiki o kadar yaş diildir elbet "tecrübeli "olabilmek..ama memnun etmesi memnun etti , insan hissettiği yaştadır sonuçta :) gzl kapılar açılmayadabilir o düşüncenin kısmeti değildir sizdeki kelimeler belki de. Ama hani "güneşe beş kala "cümlesi elbet size yeni yazma sebebini fısıldayacaktir inşAllah tıpkı rüzgarın ,basmaya kıymamamız gereken yeşil çimlerin her zerrenin O'nun ismini söylediği gibi kendiliğinden Rabbimin izniyle :)
YanıtlaSil"Güneş'e beş var", kendileri çokça şey fısıldıyor ama bakalım yazmak hangi vakte nasip olacak. Teşekkürler o kadar vakit harcayıp yaptığınız güzel yorumlarınız için :)
SilNasip kısmet diyorsunuz , tıpkı yorumlar gibi o da birileri çok uzaktan hayatlara değer yoldaki amca ,küçük bi çocuğun sorusu ya da bir kaza ile vardı sanırım bi yazinizda , yenisi de bunlar gibi ansızın oluşacak sanki :)
YanıtlaSilEvet küçük kazam ile Zeynep ablamla hayatlarımız birbirine değmişti, iyi bir ziyaretçim var.:) Hadi bakalım inşAllah, kelimelerin mayalanmasını bekliyoruz.
Sil