6 Temmuz 2015 Pazartesi

Kervanlarla Gitseydik




Yine yazamadım, kaçıncı yine yazamadım diye başlayan yazım bilmiyorum. Yine sondan başlıyorum. Bir süredir adımlamadan sonuna geliverdiğim bir yolun ters istikametinde başa doğru ilerlediğimi hissediyorum. İnsanlarla çarpışıyoruz, özür diliyorum onlar da mazur görüyorlar sağolsunlar. Onlar her ne kadar anlayışla karşılasalar da bu çarpışmalarda başıma aldığım darbeler zaman zaman beni kıvrandırıyor . Aynı yerleri kaç kere çarptım bilmiyorum ama en azından bu sefer çarptığım yerden genelde kan yerine gül akıyor. Belki de insanlar bundan kızmıyordur kim bilir. Sonuç olarak nasıl baktığımız mühim değil mi? 

Neden yolların sonuna bu kadar çabuk gelmek isteriz? Oysa konuştuklarımız, anlattıklarımız, biriktirdiklerimiz hem yoldakiler değil midir? Uçaklar, bize zamanımızı bağışlayan (!) uçaklar biraz da yolculukta biriktirdiklerimizi çalmıştır aslına bakarsanız. Şimdi kervanlarla varmaktaki 'varmak'la uçarak varmaktaki 'varmak' aynı mıdır? Hangisinde bir yoldaşın kelamıyla yeniden kendimizi bulma ihtimalimiz daha yüksektir? Kervanlarla gitseydik böyle olmazdık belki de. 

Kervanlarla gitseydik adımlamadığımız yolları geçtik saymazdık belki de.
Kervanlarla gitseydik yoldaş olmayı lafta değil yolda bilirdik belki de. 
Kervanlarla gitseydik daha kıymetli bakmayı bilirdik belki de yanından geçip gittiklerimize. Kervanlarla gitseydik yanında geceyi geçireceğimiz bir su bulduğumuzda ettiğimiz şükürle cennete varırdık belki de.
Kervanlarla gitseydik bir yaprağın dilini çözer yoldaşın sadece insan olmayacağını bilirdik belki de.
Kervanlarla gitseydik sessizliğin içindeki hikmeti gönlümüzle duyardık belki de.
Kervanlarla gitseydik teslim olmayı develerimiz bizden öğrenirdi belki de.
Kervanlarla gitseydik içimizin kaybettiğimiz haritası bize ayan olurdu belki de. 
Kervanlarla gitseydik Hakikatli özlemenin ateşiyle pişmeyi Güneş'ten öğrenirdik belki de.
Kervanlarla gitseydik içlendiğimiz yanlarımız ayın altında geçen bir geceyle şifa bulurdu belki de.
Kervanlarla gitseydik...

Kervanımın yanından uçarak geçip kaybetmiş olabilirim, bulduğumda yanlarında güzel bir uyku çekeceğim. Uyandığımda ''haydi'' sözüyle yoldaşımın elimden tutması duasıyla.

11 yorum:

  1. Belki de kervanı düzmek yazılmıştır,
    Sonra yola koyulmak yorulmadan.
    Sonra kim kaldıysa dağlar başında,
    Kervana katıp, bir deve sırtında uyutmak.
    Sonrası "haydi", başı gibi...
    Haydi, bismillah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Darbe almak deyince Taif'te çoluk çocuğun attığı taşlara hedef olan Rasulullah geldi hatra.
      O güzel örneğin rehberliğinde cevaptan emin olabiliriz: toplayabilir kervanı. Gücünü toplar Rabb'in izni ve mükafatı ile.
      Hem sondan kurulan söylenmiş cümlelerde soluklanılabiliyorken, yorum ondan bir parçadır. Yahut bir işte nefes nefese kalınca hemen diğerine başlayıp orda soluklanmaktır.
      Allah ebeden razı olacaklarından kılsın...

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  2. Yorumlar silinmiş :)bu geliş amaç aynı sanırım önce kendinizden başlayan sonra ifade ile bi olguya hatıfta bulunmak ve O 'nu bulmak. Sonra kendi içsel dua ile yol alabilcek olmayı istemek O nla o güçte bi bünye ve hatırlayan olabilmek sanki..bnm amacım ise bir yıl geçmiş dünya güneş etrafında bir tur daha atmak üzere ki tamamlamasına beş kala kendinize ne kattiniz sorusu sordurmak..ki uçağı yani kolay olanı terk edipte daha büyük gemi de olduğunuzu baştan göstermek bir ziyaretçi olarak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O yorumları yanlışlıkla silmiştim, kasıtlı değil. Halim Zeki'de yorumlarına değer verdiğim bir blog yazarıdır. :)

      Bu yazıyı yazarken farklı duygular hissetmiştim, zamanın o her şeye anında yetişme çabasından, hızından bunalıp gerçekten kervanla yollara düşme isteğiyle yazmıştım. Gerçi hâlâ da isterim bunu, hâlâ kervanlarla gitsek farklı olacağına inanınırım.. Evet tabii ki maksatlardan biri de O'na varmak, kervanın konup göçtüğü her yerde O'nu daha iyi tanımak. Dünya telaşıyla göremediklerimizi kervanın güzelliğiyle görebilmek. Sorduğunuz soru düşünülesi, ne kattık? Dünyayı geçtim kendimize ne kattık? Ne kadar gördük, ne kadar düşündük, ne kadar sevdik? Gemideyiz ama nedense çoğu zaman daha çok uçaktaymışız gibi geliyor.

      Sil
  3. Kastım yorumları silmenize atıfta bulunmak deildi k.bakmayiniz insAllah ,kervanlarla gitsek ..bakış açımız o kadar değişir ki, zorluklar ve güzellikler peş peşe gelicek sanki hala umut ve korku kalicak duygularda ki daha ifade edemediğim olay örgüsü. Sorulara gelirsek bnm ilk sorum aslında kendimize ne kattik sorusuydu :) akışa göre sanırım dünyaya diye anlaşıldı ki dünyaya kattigimiz ; bizden önceki satilanlari aldık ve bzden sonraya bıraktık aslında. Kendimize kattigimiz mesela su kaybı olur ya insanda geri belli miktar su içmesi lazımdır ,bizzati kendi adima konuşursam kaybettiği kadarını katabilse kendine keşke. Ve diğer sorular "gördük , düşündük , sevdik ". Sanırım tefekkür etmek çıkmakta suâlinde. Ki "uçaktaymişiz gibi geliyor" diyerekten cevap vermişin zaten ne kadar dünya da O'nlayiz sorusuna da . Ama inşAllah ümmet gemisini hatırlamak ve hatırlatmak duasiyla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusur olur mu, estağfurullah. Evet siz kendimize ne kattık demişsiniz ben dünya olarak algılamışım, bu da mühim aslında belki de sürekli çevreyle alakadar olup kendime dönmeyi ihmal ettiğimden böyle olmuştur, hiçbir şey boşa olmuyor ne de olsa. Kendime bakıyorum, o su temsiline göre ben de kaybettiğim kadarını katamadım henüz.. Ama mümine düşen katlayarak katabilmek sanırım.

      Ümmet gemisi diyince Nureddin hocanın Geminin Neresindeyiz kitabı geldi aklıma ve şu hadis:"Allah'ın emirlerine uyanlarla uymayanların durumu, bir gemi için kura çekenlere benzer. Bir bölümü geminin üst kısmına düşmüş, diğerleri de alt kısmına düşmüştür. Alt kısımda kalanlar, su ihtiyacı olduğu zaman üst güverteye çıkıp su ihtiyacını gidermektedir. Onlar şöyle derler: 'Bizim bölümden bir delik delelim de üsttekilere eziyet etmeyelim.' Eğer üsttekiler, onlara ilişmez de serbest bırakırsa hepsi helak olur. Ellerinden tutup engel olurlarsa onlar da kurtulur, kendileri de." Sahi biz neresindeyiz? Üstüne çok şey yazılır çiziler ama yazdığım yorumdan ziyade normal yazıya döneceğinden yazıp çizmiyorum. :)

      Sil
  4. Çok haklisiniz sorduklarinizla ve orneklerinizle , eyvallah o vakit bi sonraki yazinizda bi sorum olacaktır kısmetse inşAllah, kolay gelsin genç yazarımıza :)

    YanıtlaSil
  5. Çok haklisiniz sorduklarinizla ve orneklerinizle , eyvallah o vakit bi sonraki yazinizda bi sorum olacaktır kısmetse inşAllah, kolay gelsin genç yazarımıza :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir sonraki yazı yorumun öncesinde gelmişti ama taslaktan bir yazı, o sayılmıyodur belki de. :) Teşekkürler, sağolun.

      Sil