7 Eylül 2014 Pazar

İnanalım





     Böyle kalbinize tüm alemin minnacık olup sığdığı, sığdığı yetmezmiş gibi arzdaki tüm muhabbetleri de yanında getirmişcesine yüzünüze kocaman tebessümlerin kondurulduğu anlar oldu mu hiç? Her solukta alemin nurunu içinize soluyormuşsunuz gibi hissettiğiniz, her soluk alışınızla ömrünüzden bir parça giderken ömrünüze bereket bahşedildiğini hissettiğiniz anlar? O an koşmaya başlasanız dünyanın etrafını dönmeniz saniye sürecekmiş gibi geldi mi hiç? O an yapılabilecek en güzel şeyin gözlerinizi kapatıp o huzurla can vermek olduğunu düşündüğünüz oldu mu? Bakışlarınıza alemin sıcacık olmasına vesile olabilecek güzelliklerin kondurulduğunu hissettiniz mi hiç? Sol yanınız sen şöyle bir ötede dur ben bir şükredeyim diye kopup gitti mi içinizden? Sonra aniden yeri göğü sarsacak bir gürültüyle göktaşları yağmaya başladı mı her zerrenize? Yağan taşların ateşinden çok ağırlığı tıkadı mı soluğunuzu? O taşları tek tek kusmak isteyip de kusamayıp boğazınızı çizikler içinde bıraktınız mı hiç? Bırakmayın, bırakmayalım. Kendisine yürüyerek gelene koşarak gideceğini( Buhari) vadeden Rabbimiz varken soldurmayalım, eskitmeyelim tebessümlerimizi. İnanalım, inanalım ve koşalım ayaklarımıza kanlar otursa da tebessüm edebileceğimiz kutlu yerlere doğru. İnanalım ve haykıralım: 



'' Allah kendisine hakikatli sığınanları muhafaza edip asla ziyan etmeyecek olandır. ''


''..Çünkü Allah kendisine güvenenleri sever. ''(Ali İmran / 159 )




2 yorum:

  1. Eskitelim tebessümü. Çünkü, eskidikçe kıymet kazanır bizim tebessümümüz. Öyleki, o tebessümün samimiyeti içinde bulunduğu yeri bereketli kılar. Kendisini koşturan ayakları o bereketli topraklara bastırır. İnanalım, ve çağıralım öyleyse...
    Ve hamdedelim, bir blog yazısında hatırlattıklarıyla görüşümüzü açan müslümanların rabbine...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalemiyle şu sıra hafif çaplı problemi olduğundan buraları çokça ihmal eden blog yazarı yorumu çokça geç gördü.. Allah ebeden razı olsun.

      Sil