
Sustukça ölüyor muyduk? Sustukça dilimizden gönlümüze inen sözcükler ipimizi mi çekiyordu gerçekten? Sustukça sonunda hiç olma pahasına eksiliyor muyduk? Yoksa sustukça öyle bir doğuyorduk ki o sancıyla öldüğümüzü mü zannediyorduk?
Sahi bebekler,onlar da suyun içinden Allah' ın izniyle mucizevi çıkarken öldüklerini mi sanarlar? Ailesini, alemi doğumlarının huzuru kaplarken onlar öldüklerini mi zannederler? Bir bebek doğarken içinden çıktığı suyu özler mi?
Belki de doğuyoruz. Belki de suların boğazımıza kaçışa doğuma beş kaldığından. Belki de boğazımızın bir düğüm varmış gibi sıkılması bir elin bizi sulardan nurlara çıkarmak için tuttuğundan.
Gözlerimizi açtığımızda önce ağlayacağız belki de ama bir el uzanacak gönlümüze, en merhametli annenin merhametinden sonsuzca kat merhametli bir el. Öyle bir merhamet değecek ki gönlümüze bizi ziyanlarımıza, zararlarımıza rağmen alemlerin en kutlusuna çıkaracak kadar merhametli inşAllah.
Bekliyoruz
Dua ile, sevda ile, özlem ile
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder